Muhammad Ali Müslüman mıydı, Müslümansa Ne Kadar Müslümandı: Amerika’da Yeşeren Siyah Müslümanlar Hareketine Bir Bakış

Evet, başlık biraz iddialı oldu. Ancak başlığın aksine bu yazıda Siyah Müslümanlar hareketine değinmenin yanı sıra ”Muhammad Ali neden çok seviliyor” ve ”aslında neden çok sevilmeli” sorularına da bakmaya çalışacağım. Bu soruların cevabını ilk paragrafta verdikten sonra Siyah Müslümanların Amerika’daki tarihine daha derinlemesine dalabiliriz. Amerika’da, dünyanın merkezinde, ezilmiş bir halktan Muhammad isimli birisi dünya ağır sıklet boks şampiyonu olursa onu seversiniz. Hele de Türk’seniz. Ancak bu onu sevmek için yeterli mi? Yahut onu sevmek için yegâne sebep bu mu? Aslında Muhammad Ali’yi Muhammad Ali yapan bence ”hayır” diyebilmiş olmasıdır. O, döneminin en sıkıntılı anlarında Vietnam’a gitmemiş ve ”hayır” demiştir, ya da kendi sözleriyle;

I ain’t got no quarrel with them Viet Cong.

Okumaya devam et “Muhammad Ali Müslüman mıydı, Müslümansa Ne Kadar Müslümandı: Amerika’da Yeşeren Siyah Müslümanlar Hareketine Bir Bakış”

İlk Yazı: 1978’deki One Love Peace Concert

70’ler çoğu üçüncü dünya ülkesi için sıkıntılı yıllardı. Bağımsızlığını her ne kadar 1962’de kazanmış olsa da İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olarak kalan küçük Karayip ülkesi Jamaika da bu zorluklardan etkileniyordu. Soğuk savaş doruğundaydı ve Reagan’ın Amerikan başkanı seçilip 1981’de koltuğa oturmasına tam üç yıl vardı. Jamaika’nın dibi Küba’da ise Fidel tüm gururuyla dünya devine kafa tutuyordu. Bütün bunların arasında bu küçük ülke ise çete şiddetiyle kavruluyor, ”posse” denilen çeteler sağ ve sol fraksiyonlar olarak bölünmüş ve her gün bulabildikleri çeşitli silahlarla sokaklarda birbirlerini katlediyorlardı.

Okumaya devam et “İlk Yazı: 1978’deki One Love Peace Concert”